Mehmet Zekaya ÇAKIR
mzcakir@gmail.com
2039 REFERANDUMU (YMUŞ)
17/08/2017

Hep diyorum, bu sosyal medya çok tehlikeli diye. Bilen - bilmeyen, muhbir, muhabir oluveriyor. Biraz Photoshop biliyorsanız yapamayacağınız sansasyonel haber yoktur;  Salt facebook okur yazarları arasında haberinizin yayılması yıldırım hızında oluyor. O ona, o da diğerine derken bide bakıyorsunuz, herkes sizin o dünyayı kurtardığınız(!)  videonuzu konuşuyor.  Tabi ki herkes içerisinde yaşadığı dünyayı tehlikede görürse kendince onu kurtarmaya çalışır. Kimseyi kınamıyorum hatta bu takdir edilecek bir davranıştır da. Facebook ta olsa bile… Kıyametin 2012 kopacağını bu türden videolarda izleyen bir facebook okur yazarı,  insanlara Cennet, Cehennem, namaz vaazları vermeye başlarsa bunun neresi yanlış olabilir…

 Ama durum bazen o kadar ciddi oluyor ki, işte hakkında yazmak zorunda kalıyorum. Geçenlerde bulunduğum bir ortamda arkadaşın biri söz konusu medyada, 2039 Hatay’da bir referandum olacağını söyleyen bir video izlediğini anlatıyordu.  Güya, 1939 da Türkiye, Suriye ve Fransa arasında yapılan anlaşma da, Hatay’ın Anavatan’a katıldığı referandumun her 100 yılda bir tekrarlanacağını belirten, gizli bir madde varmış. Hatay üzerinden Türkiye’ye bir oyun oynanıyormuş. Suriye’de savaşın çıkmasını ve bu kadar Suriyelinin Türkiye’ye gelmesi de bunun bir parçasıymış. Yok, daha neler…

Nihayet 2039 senesi gelince de sayısı artan Suriyeliler,  referandum da Hatay Suriye’ye bağlansın oyu kullanacak ve böylece Hatay Suriye’nin olacakmış... mış…mış

Araştırdım böyle bir video var mı diye. Sadece “var - yok” kısmını aktarıyorum. Karşıma Adnan OKTAR’IN bir videosu çıktı. O “öyle bir şey var” demiş. Taha AKYOL bir yazısında “yok” demiş.  İlber ORTAYLI’ YA göre de yok böyle bir şey.

Ben burada “yok” diyenlerdenim. Zira gizli madde olayı biraz havada kalan bir deyiş. Ne demek gizli madde. Kimden gizlenmiş; Anlaşmaya imza atanlardan mı; yoksa dönemin hükümetinden mi… buna olanak yok… hiç inandırıcı değil.

Uluslararası anlaşmalar, öyle gizli madde olmasını bırakın, kelime oyunları yaparak karşı tarafı kandırmaya kalkmak bile kabul edilemez. Zira her şey açık olmalı. Önü arkası nedir bilinmeli. Zamanın devlet adamlarınının bu gibi bir oyuna gelmiş olmaları mümkün mü?  Ki bunlar İsmet Paşa, Celal Bayar, Şükrü Saraçoğlu gibi lider siyasetçiler. Bunu düşünmek akıl karı değil…

Neyse… Varsayım bu ya:

Diyelim ki böyle bir hataya düşülmüş; dalgınlığımıza gelmiş; mecbur kalmışız da görmezlikten gelmişiz; zamanın şartları bunu gerektirmiş ve günü kurtarmaya çalışmışız; Amaaan 100 yıl sonrasını kim düşünecek demişiz;  o güne kadar ALLAH kerim deyip tevekkül etmişiz… Yani bir şekilde geçerli sebeplerimiz (!) olmuş ve imzayı atmışız; ne olacak şimdi? Soralım bakalım.

Suriye diye bir şey kaldı mı ki insanlara “Türkiye’de mi yoksa Suriye’de mi yaşamak istersiniz” diye sorasınız… Sorsanız size ne cevap verecek?

Bırakın Suriye’yi, insanlar, hangi Arap ülkesini, yaşanacak ülke diye Türkiye’ye yeğleyecek?

Bu yüzden olanaksız bir durum var ortada. Ben diyorum ki:  Türkiye bir bütündür ve öyle kalır. Kimse Ali-Cengiz oyunlarıyla, yok tarihi anlaşma gereğiymiş; yok gelecek zamanın zorlamasıymış gibi senaryo zorlamalarıyla bu bölücülük işine girişmesin. Bu millet bu vatan için neler yapabileceğini 15 Temmuz da gösterdi. Bu yüzden korkmayın.

Ama şöyle olabilir… Malum oyunun oynandığı coğrafyada, neresinde olursa olsun, herhangi bir referandum yapılırda insanlara nereye bağlanmak istersiniz sorusu sorulursa, sonuç Türkiye çıkabilir. Bu daha olasıdır.

Demem o ki ; “zamanın da, Kıyamet 2012 de kopmaz arkadaşlar merak etmeyin ben garantisini veriyorum” diyemezdim ama bunu diyebilirim; “refarandum” oldu “rafakondum”. Bu emeldekiler çoktan tası tarağı toplayıp gitti.

Yani:

Dünle beraber gitti cancağızım

Ne kadar söz varsa düne ait

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım” (mevlena)

Amaç paylaşmak, paydaşlaşmak

KAYNAK:
http://www.medyahatay.com

 

 



Paylaş | | Yorum Yaz
374 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YORGANIN ALTINDA MI, ÜSTÜNDE Mİ? - 22/11/2017
Fıkra mı, gerçek mi bilemem ama dün arkadaş bir kıssa anlattı. Gece sakalın yorganın altında mı uyuyon, yoksa yorganın üstüne bırakıpta mı uyuyorsun ? Diye kendisine soru sorulan amca “bilmem hiç dikkat etmedim” demiş.
KOZMİK GÜÇLER VE SON KALE - 03/09/2017
İnsan olma özelliğimiz ile biz, diğer yaratılmışlar arasında en zirve makamdayız. En Yüce Olan, bizi yaratıp bu makama oturttu.
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam9
Toplam Ziyaret77655